Baki Kimdir? Şiirlerinden Örnekler 2

Baki kimdir? Şiirlerinden örnekler 2... Divan edebiyatı... Klasik Türk şiiri... Türk edebiyatı... Detaylar Butik Kitap'ta...

14 Jun 2023 Genel 991

Baki kimdir? Şiirlerinden örnekler 2

Bakî’nin şiirlerinde, yeni teşekkül etmekte olan İstanbul Türkçesi özelliklerine ve kısmen halk söyleyişine rastlanır. Aşağıdaki beyitler, hem sadelik hem de söyleyiş bakımından dikkat çekicidir: “Gül gülse dâim ağlasa bülbül aceb degül/Zîrâ kimine ağla demişler kimine gül”

Şiirlerinde mana ve aruz uyumu en üst düzeye ulaşmış, çağdaşlarında rastlanan imale ve zihaf gibi söyleyiş kusurları asgari seviyeye inmiştir.

Hayatın zevk ve eğlenceleri, insanın bu dünyada gününü gün etmesi gerektiği gibi görüşler gazellerinin başlıca temasıdır. Deruni aşk, ıstırap duygusu ve manevi bahislere yahut derin bir tefekküre Bakî’nin şiirinde nadiren rastlanır. Dolayısıyla onun şiirlerini büyük kılan şey, hayallerindeki orijinallikten çok ifade kudretidir. Zevkçi ve dünyevi özellikleriyle Bakî, çağdaşı Fuzulî’den çok farklıdır.

Şeyhülislamlığına ramak kalmış olduğu hâlde hemen her şairin divanında yer alan tevhit, münacat, naat gibi dinî ve tasavvufi içerikli türlere iltifat etmemiştir. Şiirini dünyevi arzularını temin etmek için kullanmıştır.

  • Divan’ını kırk yaşındayken Kanuni’nin emriyle tertip etmiştir. Divan’ında 27 kaside, 9 musammat ve 548 gazel mevcuttur
  • Fezâilü’l-Cihad isimli eserini Muhyittin Ahmet b. İbrahim’nin ait, Meşari’u’l-Eşvak’tan çevirmiştir. Bu eserdecihadın faziletlerinden bahseder.
  • Fezail-i Mekke’yi de  Mekke kadılığı esnasında Sokullu’nun emriyle Arapçadan tercüme etmiş, III. Murat’a sunmuştur.
  • Mealimü’l-Yakin fî Sireti Seyyidi’l-Mürselîn, adlı eserini Şehabettin Ahmet b. Hatib el-Kastallanî’nin Mevahibü’1-Ledünniyye isimli meşhur siyerinden tercüme etmiştir.

Şiirlerinden örnekler...

Örnek 1

Âlâyiş-i dünyâdan el çekmege niyyet var 
Yakında adem dirler bir şehre azîmet var

Uçdı bu fezâlardan mürg-ı dil-i nâlânım 
Ârâm idemez oldum efkâr-ı seyâhat var

Nûş eylese bir âşık tâ haşre dek ayılmaz 
Bezm-i feleğin bilmem câmında ne hâlet var

Bu hâlet ile ey dil sağ olmada âlemde 
Derd ü gam-ı dilberle ölmekte letâfet var

Gitdükçe harâb eyler mülk-i dil-i vîrânı 
Dehrün bu cefâsından bir şâha şikâyet var

Ser terkine kâ'ildir dünyâya gönül virmez 
Terk ehlinin ey Bâkî başında sa'adet var.

Örnek 2

Zülf-i siyâhı sâye-i perr-i Hümâ imiş
İklim-i hüsne anın içün pâdişâ imiş

Bir secde ile kıldı ruh-i âftâbı zer
Hak-i cenâb-ı dost aceb kîmyâ imiş

Âvâzeyi bu âleme Dâvûd gibi sal
Bâki kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş

Görmez cihânı gözlerimiz yârı görmese
Mir'ât-ı hüsni var ise âlem-nümâ imiş

Zülfün esîri Bâkî-i bîçâre dostum
Bir mübtelâ-yı bend-i kemend-i belâ imiş

Örnek 3

Hoş geldi bana mey-kedenin âb ü havâsı 
Billâh güzel yerde yapılmış yıkılası

Zibâ yaraşır hil’at-i nâz ol boyu serve 
İki kolumu etsem ana bel dolaması

Dikkatler ile seyr ederiz yâri serâpâ 
Görmez mi idik biz de eğer olsa vefâsı

Dünyâ değer ol mâh-likaa dilber-i garrâ
Yusuf’ta dahi yoktur anı hüsn ü behâsı

Meddâh olalı çeşm-i gazâlânına Bâki
Öğrendi gazel tarzını Rûm’un şuarâsı