Baki Kimdir? Şiirlerinden Örnekler 2
Baki kimdir? Şiirlerinden örnekler 2... Divan edebiyatı... Klasik Türk şiiri... Türk edebiyatı... Detaylar Butik Kitap'ta...
Baki kimdir? Şiirlerinden örnekler 2
Bakî’nin şiirlerinde, yeni teşekkül etmekte olan İstanbul Türkçesi özelliklerine ve kısmen halk söyleyişine rastlanır. Aşağıdaki beyitler, hem sadelik hem de söyleyiş bakımından dikkat çekicidir: “Gül gülse dâim ağlasa bülbül aceb degül/Zîrâ kimine ağla demişler kimine gül”
Şiirlerinde mana ve aruz uyumu en üst düzeye ulaşmış, çağdaşlarında rastlanan imale ve zihaf gibi söyleyiş kusurları asgari seviyeye inmiştir.
Hayatın zevk ve eğlenceleri, insanın bu dünyada gününü gün etmesi gerektiği gibi görüşler gazellerinin başlıca temasıdır. Deruni aşk, ıstırap duygusu ve manevi bahislere yahut derin bir tefekküre Bakî’nin şiirinde nadiren rastlanır. Dolayısıyla onun şiirlerini büyük kılan şey, hayallerindeki orijinallikten çok ifade kudretidir. Zevkçi ve dünyevi özellikleriyle Bakî, çağdaşı Fuzulî’den çok farklıdır.
Şeyhülislamlığına ramak kalmış olduğu hâlde hemen her şairin divanında yer alan tevhit, münacat, naat gibi dinî ve tasavvufi içerikli türlere iltifat etmemiştir. Şiirini dünyevi arzularını temin etmek için kullanmıştır.
- Divan’ını kırk yaşındayken Kanuni’nin emriyle tertip etmiştir. Divan’ında 27 kaside, 9 musammat ve 548 gazel mevcuttur
- Fezâilü’l-Cihad isimli eserini Muhyittin Ahmet b. İbrahim’nin ait, Meşari’u’l-Eşvak’tan çevirmiştir. Bu eserdecihadın faziletlerinden bahseder.
- Fezail-i Mekke’yi de Mekke kadılığı esnasında Sokullu’nun emriyle Arapçadan tercüme etmiş, III. Murat’a sunmuştur.
- Mealimü’l-Yakin fî Sireti Seyyidi’l-Mürselîn, adlı eserini Şehabettin Ahmet b. Hatib el-Kastallanî’nin Mevahibü’1-Ledünniyye isimli meşhur siyerinden tercüme etmiştir.
Şiirlerinden örnekler...
Örnek 1
Âlâyiş-i dünyâdan el çekmege niyyet var
Yakında adem dirler bir şehre azîmet var
Uçdı bu fezâlardan mürg-ı dil-i nâlânım
Ârâm idemez oldum efkâr-ı seyâhat var
Nûş eylese bir âşık tâ haşre dek ayılmaz
Bezm-i feleğin bilmem câmında ne hâlet var
Bu hâlet ile ey dil sağ olmada âlemde
Derd ü gam-ı dilberle ölmekte letâfet var
Gitdükçe harâb eyler mülk-i dil-i vîrânı
Dehrün bu cefâsından bir şâha şikâyet var
Ser terkine kâ'ildir dünyâya gönül virmez
Terk ehlinin ey Bâkî başında sa'adet var.
Örnek 2
Zülf-i siyâhı sâye-i perr-i Hümâ imiş
İklim-i hüsne anın içün pâdişâ imiş
Bir secde ile kıldı ruh-i âftâbı zer
Hak-i cenâb-ı dost aceb kîmyâ imiş
Âvâzeyi bu âleme Dâvûd gibi sal
Bâki kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş
Görmez cihânı gözlerimiz yârı görmese
Mir'ât-ı hüsni var ise âlem-nümâ imiş
Zülfün esîri Bâkî-i bîçâre dostum
Bir mübtelâ-yı bend-i kemend-i belâ imiş
Örnek 3
Hoş geldi bana mey-kedenin âb ü havâsı
Billâh güzel yerde yapılmış yıkılası
Zibâ yaraşır hil’at-i nâz ol boyu serve
İki kolumu etsem ana bel dolaması
Dikkatler ile seyr ederiz yâri serâpâ
Görmez mi idik biz de eğer olsa vefâsı
Dünyâ değer ol mâh-likaa dilber-i garrâ
Yusuf’ta dahi yoktur anı hüsn ü behâsı
Meddâh olalı çeşm-i gazâlânına Bâki
Öğrendi gazel tarzını Rûm’un şuarâsı
