Hasan Ali Toptaş Beni Kör Kuyularda Romanı
Hasan Ali Toptaş Beni Kör Kuyularda romanının özeti... Hasan Ali Toptaş’ın son romanı "Beni Kör Kuyularda" Everest Yayınları bandıyla çıktı. Toptaş’ın son eseri, Ankara’nın bir gecekondu mahallesinde geçiyor. Fantastik ve büyülü gerçekliğin bulunduğu roman, ilgi gördü. Detaylar Butik Kitap'ta...
Hasan Ali Toptaş Beni Kör Kuyularda romanı
Romanın kahramanları, Bahriye, Güldiyar ile Muzaffer gecekondu yaşar. Her gecekonduda yaşayan insanlar gibi mütevazı bir yaşamları vardır. Kendi hallerinde yaşamlarını sürdürür, yoksullukla boğuşurlar. Bir süre sonra “Pılıyı pırtıyı traktöre yükleyip geldiğimiz gün, şehre göçtük diye öyle sevinçli, öyle sevinçliydik ki sorma gitsin! “ diyen Muzaffer’in yaşadığı sevinç, gecekondunun bulunduğu mahallesinde ıstırap veren tecrübelere dönüşür. Güldiyar, köyünü özlemektedir, şehir hayatı onu sıkmıştır. Muzaffer, kızı Güldiyar’a özlediği köyünü şu sözler ile anlatmıştır:
“Köy şimdiki gibi değildi tabii, neredeyse kasaba büyüklüğündeydi o yıllarda. Daha rızk darlığı başlamamıştı, göç möç yoktu, orada doğan orada kalır, orada yaşar, orada yaşlanır, orada ölürdü.”
Muzaffer'in dedesi köyde ayakkabı tamirciliğiyle geçinen bir adamdır. Muzaffer de dedesinden bu mesleği öğrenmiştir. Ayakkabıcılığı büyük kente gediğinde devam ettiren Muzaffer kendince bir düzen kurmaya çalışır. Muzaffer, karısı Bahriye, kızı Güldiyar yaşarlar. Ancak bir de oğulları vardır yolunu gözledikleri: Hüseyin. Sıradan bir ailenin kötülükle acımasızlığın ortasında deneyimledikleri çaresizlikler anlatılır romanda. Farklı kötülüklere maruz kalırlar. Karşı karşıya kaldıkları kötülükler karşısında kimse müdahalede bulunmak istemez. Bir arada yaşamlarını sürdürdükleri komşuları da onların başına gelen kâbuslar hakkında konuşmaktan çekinir. Sesini çıkarmak, azıcık da olsa bir şeyler söylemek isteyenler ortadan kaybolur; polisse bu durum karşısında kayıtsızdır. Korkular peşi sıra gelir. Muzaffer kızı Güldiyar ile beraber derin bir çaresizliğin içinde kalakalır.
