İstiare Nedir Edebiyat Terimlerinden İstiare
İstiare nedir edebiyat terimlerinden istiare... Metafor... Benzetme... Teşbih... İstiare örnekleri... İmge oluşturma yolu istiare... Butik Kitap'ta bugün... Edebi sanatlardan istiare üzerinde duracağız...
İstiare Nedir Edebiyat Terimlerinden İstiare
Eğretileme olarak da bilinen istiare, benzetmenin ana unsurlarından benzeyen ya da kendisine benzetilenden yalnızca biri söylenmek suretiyle yapılan benzetmedir. Batı dillerinde "metafor" olarak bilinen bu edebiyat sanatı, bir sözün benzetme başka bir sözün yerine kullanılmasıdır. İki sözcük arasındaki benzerlik ilgisinden yararlanılarak bir sözün başka bir sözün yerine geçmesi istiare olarak bilinir. Böyle olunca sözcük, kendi anlamından başka bir anlam ifade etmeye başlar. İstiare sanatının iki türü vardır:
- Açık istiare yalnızca kendisine benzetilen kullanılarak yapılır.
- Kapalı istiare yalnızca benzeyen kullanılarak yapılır.
Şimdi istiare türlerini açıklayalım:
Açık İstiare
Benzetme ögelerinden kendisine benzetilen ile yapılan istiare çeşididir. Bu öge, benzeyene göre daha güçlüdür.
- "Bir med zamanı gökyüzü kurşunla örtülü" dizesinde bulutlar kurşuna benzetilmiştir. Bulutlar söylenmemiş, "kurşun" sözcüğüyle bulutlar kastedilmiştir. Burada "kurşun"un bulut olduğunu "gökyüzü" kelimesinin yardımıyla anlıyoruz.
- "Şakaklarıma kar mı yağdı?" dizesinde beyaz saç telleri kara benzetilmiştir. "Şakak" sözcüğü, saçların karlara benzetildiğini anlamamızı sağlıyor.
- "Erzurum'da geçit vermez kaşlarının ardında/Derindir karanlıktır ıssızdır gözleri" dizelerinde "dağ" "kaşa benzetilmiştir. "Geçit vermez" ifadesi iki sözcük arasında benzerlik kurmamızı sağlıyor.
Kapalı İstiare
Benzetmenin ana unsurlarından sadece benzeyenin, yani kendisine benzetilene göre daha zayıf olanın kullanıldığı istiaredir. Kapalı istiarede, teşhis sanatı da kullanılabilir. Her teşhis sanatında kapalı istiare olur ama her kapalı istiarede teşhis bulunmayabilir.
- "Ufukta günün boynu büküldü." dizesinde "gün" insana benzetilmiştir. Kendisine benzeyen unsur olan insan söylenmemiş, "gün" söylenmiştir. Görüldüğü gibi güne de insana has özellikler verilmiştir.
- "Dağlara yaslanıp yatan güneşi/Yaralı, hastadır, yorgundur sandım." dizesinde de "güneş" "insan" benzetilmiş ama kendisine benzeyen olan insan söylenmemiştir.
- "Gözlerinden uyku akıyordu." cümlesinde "uyku" "su"ya benzetilmiş ama "su" söylenmemiştir.
- "Boynu bükük buğdaylar, yağmur hasreti ile gökleri gözlüyor." bu cümlede "buğdaylar" "insan"a benzetilmiştir. Benzeyen unsur olan "buğdaylar" söylenmiş "kendisine benzetilen" unsur olan "insan" söylenmemiştir.
