Cumhuriyet Dönemi Türk Tiyatrosu

Cumhuriyet dönemi Türk tiyatrosu... Türk edebiyatı... Tiyatro... Tiyatrocular... Türk edebiyatında tiyatro... Detaylar Butik Kitap'ta...

05 May 2022 Genel 1126

Cumhuriyet dönemi Türk tiyatrosu

Cumhuriyet döneminde tiyatro, Türkiye'nin Cumhuriyet prensiplerini topluma aktarma konusunda bir vasıta olarak kullanılmıştır. Cumhuriyet edebiyatında; değişen hayat biçiminin neticesinde gerçekleşen ailevi dramlar, değer çatışması, köy realitesi, gelenekler, kasabadan şehre göçün oluşturduğu sorunlar, Osmanlı tarihindeki önemli olaylarla bireyler yapıtların konusu olmuştur. Yapıtlarda sade, açık bir dil kullanılmıştır, şiir ve düzyazı iç içe geçmiştir. Bu devirde çocuk tiyatrosuyla ilgili çalışmalar da yapılmıştır, kadınlar sahneye daha fazla çıkmıştır. Devlet konservatuvarıyla Darülbedayi’nin devamı olan İstanbul Şehir Tiyatroları açılmış, İstanbul Belediyesi'ne 1930'da bağlanmıştır. Geleneksel tiyatro ile (Karagöz, Orta Oyunu, meddahlık) çağdaş tiyatronun özelliklerinin bir araya geldiği eserler verilmiştir. Cumhuriyet döneminde epik ve absürt tiyatro da yapılmıştır. Mustafa Kemal, tiyatroyla ilgili olarak da ciddi çalışmalar yaptırmıştır. Kimi tiyatro eserlerine müdahalede bulunmuş, değişiklikler yapmıştır. Atatürk 1926 yılında Bursa’da Muvahhit Bey ve Raşit Rıza ile görüşmüştür, tiyatronun sevilmesine yönelik olarak onların Anadolu’ya gitmesini istemiştir. 1930 yılında Darülbedayi’deki bir konuşmasında şu sözleri ile sanatın önemine vurguda bulunmuştur:

“Efendiler hepiniz mebus olabilirsiniz, vekil olabilirsiniz hatta reisicumhur olabilirsiniz, fakat sanatkâr olamazsınız. Hayatını büyük bir sanata vakfeden bu çocukları sevelim.”

Muhsin Ertuğrul, Cumhuriyet döneminde de önemli bir sanatçı olarak ön planda olmuştur. 1925 senesine hükümet, İstanbul’da bir konservatuar kurmak istemiştir. Darülelhan’ı İstanbul Belediyesi’ne bağlayarak müdürlüğüne de Batı'da eğitim almış Musa Süreyya Bey'i getirmiş, Darülelhan’da öğretim kadrosunu daha çok Türk musikisiyle ilgili kimseler oluşturmuştur. 1926 yılında "Darülelhan" adı “Konservatuar” şeklinde değiştirilmiştir. Böylece anlayış da değişmiştir. Çünkü bu tarihten sonra konservatuarda Avrupa müziği ağırlıkta olmuştur, 1 sene sonra da Doğu Musikisi Bölümü kapatılmıştır.

1927 senesinde Darülbedayi’nin başına Muhsin Ertuğrul getirilmiştir. Muhsin Ertuğrul bir süreliğine Darülbedayi’den ayrılmıştır fakat 4 yıl sonra İsmet İnönü’nün isteğini kıramayarak yeniden kurumun başına geçmiştir. 1936 yılından sonra Almanya’dan Carl Ebert, eğitim vermesi için ülkemize çağırılmıştır. Ebert ile anlaşamayan Muhsin Ertuğrul kurumdan 1937 senesinde ayrılmıştır. 1940 yılında Devlet Konservatuarı Yasası çıkarılmıştır. Halkevleri bu noktada tiyatroya katkı veren bir kurum olmuştur.