Empresyonizm Nedir? Özellikleri Nelerdir?
Empresyonizm nedir? Özellikleri nelerdir? Edebiyat akımları... Edebi akımlar... Yazınsal akımlar... Detaylar Butik Kitap'ta...
Empresyonizm nedir? Özellikleri nelerdir?
19. asrın sonunda Fransa’da ortaya çıkmıştır. “Empresyon” sözcüğü ilk defa Louis Leroy tarafından 1874 senesinde açılmış olan bir sergi münasebeti ile kullanılmıştır. Natüralizmin bireyin iradesini yok sayması çevre vurgusunda bulunmasına bir tepki olarak ortaya çıkmıştır. Ayrıca parnasizm ve realizme de karşı çıkmıştır. Önce resimde sonra da edebiyatla etkisini göstermiştir. Dış dünyanın sanatçıda bıraktığı izlenimleri anlamayı amaçlamıştır.
- Tamamıyla sanatkârın görme duyusu ile iç dünyası arasındaki ilişkiyi merkeze almıştır. Sanat, dünya karşısında sürekli yenilenen bir bakış ve bu bakışın sürekli değişen bir ışık ve renk ortamında insanın iç dünyasında oluşturduğu izlenimlerin ifadesidir.
- Saf ve yalın bir duyarlılık arayışıdır.
- Andre Gide Dünya Nimetleri adlı eserinde Descartes’e nazire yaparak “Hissediyorum, o halde varım.” demiştir.
- Dış dünyanın sanatkâr üzerinde bıraktığı intibalar yansıtılmıştır. Önemli olan realizm ve natüralizmde olduğu gibi nesnellik değil, öznelliktir.
- Teferruat atılır, gerçeğin keskin çizgileri yumuşatılır.
- Dış gerçeklik yerine iç gerçeklik, sürekli ve alıcı olan yerine geçici olan, statik yerine dinamik esas alınmıştır.
- Onlara göre sanatçı, dünyayı olduğu gibi anlatamaz. Dünyayı ancak hayallerle süslenmiş izlenimler yardımıyla anlatabilir.
- Nesneleri olduğu gibi aktarmazlar, onun uyandırdığı duyguları anlatırlar. Dış dünyanın kendilerinde bıraktığı izlenimleri dile getirirler.
- Sembolizmle iç içedir.
- Şiirde şekle ve kafiyeye önem vermezler.
- Empresyonist şairler arasında Arthur Rimdaud, Paul Verlaine ve Rainer Maria Rilke bulunmaktadır.
- Türk edebiyatında Ahmet Muhip Dranas, Cahit Sıtkı’nın kimi şiirlerinde bu akımın izleri görülür. Ahmet Haşim’in de izlenimci olduğunu söyleyenler vardır:
Mukaddime
Seyreyledim eşkâl-i hayatı
Ben havz-ı hayalin sularında
Bir aks-i mülevvendir onunçün
Arzın bana ahcar ü nebatı
GÖK ÖYLE MAVİ
Gök öyle mavi, öyle durgun
Damlar üzerinde!
Yeşil bir dal sallanadursun
Damlar üzerinde.
Ürperip gökyüzünü birden,
Bir çatı tın tın eder.
Bir kuştur şu ağaçta öten,
Türküsünü söyler.
İşte hayat! Aç gözünü gör,
Bak ne kadar sade.
Her günkü sakin gürültüdür,
Şehirden gelmekte.
Ey sen ki durmadan ağlarsın,
Döversin dizini,
Gel söyle bakalım ne yaptın,
N’ettin gençliğini? (Paul Verlaine)
