Ercüment Behzat Lav Kimdir? Şiirlerinden Örnekler

Ercüment Behzat Lav kimdir? Şiirlerinden örnekler... Türk şiiri... Cumhuriyet dönemi Türk şiiri... Dadaizm... Detaylar Butik Kitap'ta...

02 Nov 2022 Genel 648

Ercüment Behzat Lav kimdir?

Toplumcu gerçekçiliğin ve serbest şiirin bizde Nazım Hikmet’le ilk temsilcilerindendir. Almanya’daki öğrenimi sırasında dadaizmden, toplumcu gerçekçilikten, dışavurumculuktan ve gerçeküstücülükten etkilenmiştir. Nazım gibi biçim-içerik ilişkisini sağlayamamıştır. Ezen-ezilen, sömüren-sömürülen ve materyalizm gibi konuları işlemiştir. Lav şiirlerini S.O.S. (1931), Kaos (1934), Açıl Kilidim Açıl (1940), Mau Mau(1962), Üç Anadolu (1964) adı kitaplarda toplamıştır.

Şiirlerinden örnekler

Çiçek, Saksı, Badem

-1-

Tarlada yalnız kalmış gelincik
Aşk tohumları üfürüyor
Uzaktaki eşine
Rüzgarla

-2-

Çiçek açtığı zaman bademler
Seni bekleyeceğim saka kuşu
Açık duracak pencerem
Gelecek mayısa kadar
Gelmezsen

-3-

Seni
Saksımda yetiştirdim
Vaktin gelince
Koparıp yemek için
Saksımı çaldılar

Bir Şehir Var

Bir şehir bilirim
Denizi boncuk rengi
Kubbelerine çınarlar yaslı
Çarpık cumbalı inişli yokuşlu
Telgraf tellerinde yırtık uçurtmalarımız
Arsalarında topaçlar çatlatıp
Cilâlı zıpzıp tokuşturduğumuz bir şehir
Kıyılarında leşler oynaşır çocuklarla

Orada doğdum döğüştüm
Servi boylu ölüm çok zaman gözlerime baktı yakından
Ama gülerek birbirimize
Başka yollara uğurladık birbirimizi
Şimdi hasretim bu dost düşman göze
Şimdi dünyanın herhangi bir yerinde bir gün
İçerek çalgılı bir taraçada bir gün de bir izmariti
Yanımdaki kırtipille birlikte çekerek
Onu düşünüyorum
O
Denizi boncuk rengi
Kıyılarında leşler oynaşan şehri

Baba Evi

Yılda bir yüzümü görürdü ev halkı
Hatırlarım beni
Uykumda sevdiğini annemin
Hele büyük annem
Aldırmazdım yoldan geçerdi de
Beni gözleriyle öperdi bakıp arkamdan

Kışın
Cama burnunu dayayarak uyuduğu geceler
Sayısızdı kız kardeşimin beni beklerken

Köşe minderinde okur
Mevlâna’yı Hayyam’ı
Ve yalnız düşünürdü büyük babam
Büyük Annem de
Tersler azarlar halayıklarını
Allahı kandırırdı beş vakit namazında

Nil’e resmini gösterecekler bir gün
O hatırlamıyacak 
Yanağını yanağına dayadığı adamı bebekken
Nitekim ben de
Hiç tanımam kucağındaki çocuğu şu adamın
Derler ki o çocuk benmişim
O beyaz sakallı asker de büyükbabam

Babam Hasan Sıtkı
Hem asker
Hem şairdi
912’de toprağa girdi

Ne mutlu babama ki
Beni görmeden öldü
Geceleri yıldızları sayan
Uykusunda mısralar
Sayıklayan beni