Fıkra Nedir? Özellikleri Nelerdir?

Fıkra nedir? Özellikleri nelerdir? Fıkra... Halk edebiyatı... Gülmece... Hiciv... Latife... Kısa öykü... Detaylar Butik Kitap'ta...

13 Apr 2022 Genel 1399

Fıkra nedir? Özellikleri nelerdir?

Gerçek olaylardan hareketle bir fikrin inandırıcılığını artırmak üzere yergi, mizah ve hiciv ögeleri ile anlatımı güçlendiren sözlü yazındaki kısa öykülere fıkra denmektedir. Fıkrada anlatılan olay kahramanının adı ile anılmaktadır. Latife ismi de verilen fıkralara eski Türkçede kuy, külüt, külünç denmiştir. Zaman ve yer muğlaktır. Kimi fıkralar bir atasözünü açıklar.

  • Bektaşi, Temel, Nasreddin Hoca ve Mevlevi olmak üzere farklı fıkra türleri bulunmaktadır.
  • Fıkralardaki kahramanlar bir zümre ya da topluluğu temsil eder.
  • Fıkralardan ders vermektedir, ana dilin iyi bir biçimde öğrenilmesini sağlamaktadır. Bundan dolayı eğitimsel amaçları vardır.

Fıkra örnekleri...

ALLAH’IN RAHMETİNDEN KAÇILIR MI

Bir gün, bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyor, Nasreddin Hoca pencere önünde sokağı seyrediyormuş. Bir ara, dostlarından birinin ıslanmamak için koşa koşa gittiğini görmüş. Hemen pencereyi açarak seslenmiş.

“Ne kadar ayıp! Senin gibi akıllı ve olgun bir adam, hiç Allah’ın rahmetinden kaçar mı?”

Adam Nasreddin Hoca’nın bu sözlerine hak vermiş. Koşmayı bırakıp ağır ağır yürümeye başlamış ama daha gideceği yere varana kadar da sırılsıklam olmuş. Nasreddin Hoca’nın kendisine oyun ettiğini anlamış.

Bir başka gün de Nasreddin Hoca, yağmura tutulmuş. Koşar adım evine gidiyormuş. Tam birkaç gün önce oyun ettiği komşusunun evinin önünden geçerken ona yakalanmış. Adam, hemen pencereyi açıp Nasreddin Hoca’ya seslenmiş.

“Hoca Hoca, Allah’ın rahmetinden neden kaçıyorsun? Utanmıyor musun bu yaptığından?”

Nasreddin Hoca, hiç istifini bozmadan koşmasını sürdürmüş. Kendisine sitem eden komşusuna da “Ne kadar anlayışsız biriymişsin be komşu. Ben Allah’ın rahmetinden kaçmıyorum ki sadece yeri ıslatan rahmeti çiğnememek için koşuyorum,” demiş.

SİZİN EVE TAŞINMIYOR MUYUZ

Bir gün, Nasreddin Hoca’nın evine hırsız girmiş. Nasreddin Hoca gürültüden uyanmış. Bakmış ki adamın biri, evin içinde eline her geçeni çuvalına dolduruyor. Kapının arkasına geçip hırsızın işini bitirmesini beklemiş. Aradan bir süre geçmiş. Hırsız, alacağını aldıktan sonra dışarı çıkmış. Nasreddin Hoca da onun peşine takılmış. Hırsız çok geçmeden Nasreddin Hoca’nın ardı sıra geldiğini görmüş. Hayretle “Ne o Hoca Efendi? Gecenin bu saatinde, niçin peşimden geliyorsun?” diye sormuş.

Nasreddin Hoca gülümseyerek cevaplamış hırsızı.

“Niçin olacak? Bizim evdeki bütün eşyaları yüklenip buraya getirdiğine göre, sizin eve taşınmıyor muyuz?”

KİM BÜYÜK

Çocukluğunda Nasreddin Hoca’ya “Sen mi büyüksün, kardeşin mi?” diye sormuşlar.

Nasreddin Hoca, biraz düşündükten sonra “Annem geçen yıl ‘kardeşin senden bir yaş büyük,’ demişti. Şimdi aradan bir yıl geçti. Bu hesaba göre artık ikimizin yaşıt olması gerekir...” diye cevaplamış.