Karamanlı Nizami Kimdir? Şiirlerinden Örnekler
Karamanlı Nizami kimdir? Şiirlerinden örnekler... Divan şiiri... Klasik Türk şiiri... Eski Türk edebiyatı... Detaylar Butik Kitap'ta...
Karamanlı Nizami kimdir?
- İlk öğrenimini babasından alan Nizâmî, daha sonra İran’da Farsça ile şiir sanatı ve edebî bilgileri öğrenmiştir. Mahmud Paşa, beğenip koruduğu Nizâmî’yi Fatih’e tanıtmıştır. Nizâmî’nin ününü duyan padişah onu İstanbul’a çağırmış, ancak şair 30-35 yaşlarında iken İstanbul yolunda ölmüştür.
- Latifî’nin bu şairi övmesi, şiirinin on altıncı yüzyılda beğenildiğini göstermektedir. İran şairlerinden etkilenen Nizâmî, Hâfız’ın gazellerine nazire ve tahmisler yazmıştır.
- Fatih devrinde başlayan nazirecilik akımı içinde de önemli bir yeri vardır. Karamanlı Nizami başta Ahmed Paşa olmak üzere Ahmedî, Şeyhî, Adnî, Atâî, Hafî-i Edirnevî, Kadı Burhaneddin, Mehdî, Nesîmî, Safâî, Ulvî gibi şairlerin şiirlerine elliye yakın nazire yazmıştır.
- Zâtî, Bâkî, Nazmî, Sultan Cem, Necâtî, Kemal Paşazade ve Râgıb Paşa gibi pek çok tanınmış şair de ona nazire yazmıştır.
- Türkçe, Arapça ve Farsça şiir yazdığı söylense de Arapça şiirlerine ulaşılamamıştır. Halk edebiyatını andıran şiirleri bulunan şair, halkın yaşayışına yer vermiştir. Şiirlerinde ahenk güzelliği bulunan ve vezne hâkim olan şairin ifadesi düzgün ve kuvvetlidir. Manzumelerinde hece tekrarları, cinas ve tevriye gibi söz sanatları dikkat çeken Nizâmî, şiirinde daha çok dış görünüşe önem vermiştir.
Elde bulunan eseri küçük bir Divan’dır
Şiirlerinden örnekler...
Gazel
Gün yüzün görmeyeliden ki günüm dün gibidür
Bana bin yılca gelür gerçi sana dün gibidür
Rûz u şeb zülf ü ruhun fikri enîsüm olalı
Ne gicem giceye benzer ne günüm gün gibidür
Şâdmânem ki firâkun bana mahsûs degül
Ki dimişler kara gün il ile dügün gibidür
Sen zer ü sîm ile sayd oldugunı işideli
Gözlerüm gümüşe döndi yüzüm altun gibidür
Yandurup yaşumı dökse ne aceb zülf ü ruhun
Ki biri âteşe benzer biri dütün gibidür
Gitse gözümden olur gözüme âlem karanu
Ol ki alnı aya benzer yanagı gün gibidür
Ey Nizâmî lebi üstindeki hâl ol sanemün
Gussadan âşıkı cânındagı dügün gibidür
Gazel
Hattun ol pîrûzedür kim la’l-i nâb üstindedür
Leblerün ol la’l kim dürr-i hoş-âb üstindedür
Yüzün üstinde vatan tutsa gözün olmaz aceb
Menzil-i Mirrîh ki dirler âfitâb üstindedür
Çeşm-i giryânumda ey dilber hayâli kaddünün
Bir nihâl-i tâzedür kim cûy-ı âb üstindedür
Kâmetüm ol dâle dönmişdür ki derd altındadur
Gözlerüm şol ayna benzer kim azâb üstindedür
Hâk ol ey dil pertev-i hüsninden istersen nasîb
K’âfitâbun tâbına menzil türâb üstindedür
Zülf ü ebrunı görenler dir hezârân âferîn
Ol mu’anber çetr kim müşkîn tınâb üstindedür
Ey Nizâmî vasla şâd olma vü hicrâna melûl
Kâ’inâtun hâli çünkim inkılâb üstindedür
