Kemalettin Kamu Kimdir? Şiirlerinden Örnekler

Kemalettin Kamu kimdir? Şiirlerinden örnekler... Milli edebiyat... Cumhuriyet edebiyatı... Türk şiiri... Detaylar Butik Kitap'ta...

01 Nov 2022 Genel 922

Kemalettin Kamu kimdir? 

Kemalettin Kamu 1901’de Bayburt’ta doğmuştur. Milletvekilliği ve TDK’de “Terim Kolu Başkanlığı” gibi görevlerde bulunmuştur. Şiirlerini başlangıçta aruz ölçüsüyle yazmıştır. Daha sonra Milli edebiyat akımına katılmış ve yurt sevgisi, gurbet, aşk temalı şiirler yazmıştır. Bu dönemde yazdığı şiirlerde sade bir dil kullanmış ve hece ölçüsünü kullanmıştır.

Önemli eserleri,

  • Bingöl Çobanları 
  • Gurbet’tir.

Şiirlerinden örnekler...

Bingöl Çobanları

Daha deniz görmemiş bir çoban çocuğuyum,
Bu dağların eskiden aşinasıdır soyum.
Bekçileri gibiyiz, ebenced buraların,
Bu tenha derelerin, bu vahşi kayaların
Görmediği gün yoktur sürü peşinde bizi,
Her gün aynı pınardan, doldurup testimizi
Kırlara açılırız çıngıraklarımızla.
Okuma yok, yazma yok, bilmeyiz eski, yeni,
Kuzular bize söyler yılların geçtiğini,
Arzu, başlarımızdan yıldızlar gibi yüksek; 
Önümüzde bir sürü, yanımızda bir köpek
Dolaştırıp dururuz aynı daüssılayı,
Her adım uyandırır acı bir hatırayı.
Anam bir yaz gecesi doğurmuş beni burda,
Bu çamlıkta söylemiş son sözlerini babam,
Şu karşıki bayırda verdim kuzuyu kurda,
"Suna"mın başka köye gelin gittiği akşam,
Gün biter, sürü yatar ve sararan bir ayla,
Çoban hicranlarını basar bağrına yayla,
- Kuru bir yaprak gibi kalbini eline al
Diye hıçkırır kaval:
Bir çoban parçasısın olmasan bile koyun,
Daima eğeceksin başkalarına boyun; 
Hülyana karışmasın ne şehir, ne de çarşı,
Yamaçlarda her akşam batan güneşe karşı,
Uçan kuşları düşün, geçen kervanları an,
Mademki kara bahtın adını koydu çoban! 
Nasıl yaşadığından, ne içip yediğinden,
Çıngırak seslerinin dağlara dediğinden
Anlattı, uzun uzun.
Şehrin uğultusundan usanmış ruhumuzun
Nadir duyabildiği taze bir heyecanla,
Karıştım o gün bugün bu zavallı çobanla
Bingöl yaylalarının mavi dumanlarına,
Gönlümü yayla yaptım Bingöl çobanlarına

Kimsesizlik

Yıllardır ki bir kılıcım kapalı kında,
Kimsesizlik dört yanımda bir duvar gibi; 
Muzdaribim bu duvarın dış tarafında, 
Şefkatine inandığım biri var gibi.

Sanıyorum saçlarımı okşuyor bir el, 
Kıpırdamak istemiyor göz kapaklarım; 
Yan odadan bir ince ses diyor gibi gel! 
Ve hakikat bırakıyor hülyamı yarım.

Gözlerimde parıltısı bakır bir tasın, 
Kulaklarım komşuların ayak sesinde; 
Varsın yine bir yudum su veren olmasın, 
Baş ucumda biri bana 'su yok' desin de!