Milli Edebiyat Dönemi Fikir Akımları

Milli edebiyat dönemi fikir akımları... Fikir hareketleri... Milli edebiyat... Osmanlıcılık... Batıcılık... Milliyetçilik... Detaylar Butik Kitap'ta...

26 Jul 2022 Genel 661

Milli Edebiyat Dönemi Fikir Akımları

Osmanlıcılık

1299’da bir beylikken zamanla büyük bir imparatorluk hâline gelen Osmanlı Devleti’nin adı, kurucusu Osman Bey’den gelmektedir. Osmanlı, devlete tabi olan tüm uyrukları, insanları ifade etmiştir. Osmanlıcılık kavramı da devletin sınırları içinde yaşayan tüm milletlerin bir arada tutulması için ortaya atılan fikri karşılamaktadır.

Osmanlı Devleti, birçok ulustan meydana gelen bir imparatorluktu. Tanzimat’tan itibaren Batılılaşma sürecine giren devletin ayakta tutulabilmesi için çeşitli fikirler ortaya atılmıştır. Osmanlıcılık fikri, devletin sınırları içinde yaşayan tüm milletleri Osmanlı bayrağı altında toplamayı savunmuştur. Bu akıma Batılılaşma yanlısı aydınlar da destek vermiştir.

Çağa ayak uydurmak için yönetim şeklinde değişikliklere gidilmiş, yeni bir anayasa çıkarılmıştır. 1876’da Kanun-i Esasi kabul edilmiş ve Osmanlı Mebusan Meclisi açılmıştır. Uzun bir geçmişe sahip olan devlet artık Batılılaşmada önemli bir yol almıştır. Bu dönemlerde ise hâkim olan tek düşünce Osmanlıcılık olmuştur.

Osmanlıcılık fikrinin tutmadığı, boşa gittiği ise Balkan Savaşları’nda anlaşılmıştır. Fransız İhtilali’nden (1789) tüm dünyaya yayılan “milliyetçilik” akımı Osmanlı Devleti’nin bünyesindeki Balkan ülkelerini de etkilemiş ve devlete karşı bağımsızlık hareketleri başlamıştır. Savaşın ardından gelişen siyasî olaylar devletin Osmanlıcılık fikriyle yürütülemeyeceğini anlamışlardır.

İslamcılık

İslamcılık akımı, Osmanlıcılıktan sonra devlet tarafından benimsenmiş en güçlü akımdır. Balkan Savaşları’nın ardından Osmanlı, büyük toprak kayıpları yaşamıştır. II. Abdülhamit yönetimde olduğu sıralarda Asya’da da toprak kaybı yaşamamak için İslam birliği fikrini benimsemiş ve bu fikir etrafında çalışmalar yapmıştır. Bu fikrin amacı, güçlü Hristiyan âlemine karşı İslam birliğini sağlayarak denge oluşturmaktır.

Dünya Savaşı’nda Filistin ve Suriye cephelerinde Arapların İngilizlerle iş birliği yapmaları üzerine İslamcılık fikrinin de etkisini yitirdiği ve beyhude bir düşünce olduğu anlaşılmıştır. Dönemin yöneticilerinin gözden kaçırdığı tek nokta ise Fransız İhtilali’nden sonra tüm dünyaya yayılan milliyetçilik ve özgürlük fikirleridir.

Türkçülük

XIX. yüzyıl edebiyatımızı bütünüyle etkilemiş olan Türkçülük akımı, milli edebiyatımızın doğup gelişmesini sağlamıştır. Fransa’daki devrimin ardından yayılan milliyetçilik fikri Osmanlı Devleti’nden birçok ulusun ayrılmasına neden olmuştur. Ancak bu fikir Türk aydınlarını da etkiler ve Türkçülük akımı ortaya çıkar. Genç Kalemler, Yeni Mecmua, Türk Yurdu dergilerinden yapılan yayımlarla Türkçülük akımı, Türk edebiyatında büyük ses getirmiştir.

Türkçülük akımının özünde Türk milletini yükseltmek ve eski aydınlık günlerine kavuşturmak yatmaktadır. Edebiyatta büyük yankı uyandıran Türkçülük akımı, Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasında da büyük yarar sağlamıştır. Vatanın varlığı tehlikeye girince bütün insanlarda Türklük şuuru uyanmış ve günümüze kadar devam etmiştir.

XIX. yüzyılın ikinci yarısından sonra devleti çöküşten kurtarmak için bazı fikir akımları savunulmuştur. Devletin sınırları içinde yaşayan tüm milletleri tek bayrak altında toplamayı amaçlayan Osmanlıcılık fikri, Balkan Savaşları’yla etkisini yitirmiştir. Milliyetçilik akımı etkisini göstermiş, çeşitli uluslar bağımsızlıklarını kazanmak için devlete baş kaldırmıştır. Bunun üzerine İslam birliğini sağlamak adına tüm Müslümanların bir bayrak altında toplanmasını savunan İslamcılık akımı öne sürülmüştür. I. Dünya Savaşı’nda çeşitli Batılı devletlerin kışkırtmalarına uyan Arapların da devlete baş kaldırmasıyla İslamcılık fikri de etkisini yitirmiştir.

Fikir akımlarının etkisini yitirmesinin ardından milliyetçilik akımı Türkler arasında da yayılmaya başlamış ve kısa sürede benimsenmiştir. Türk yurdu dergisinde yayılmaya başlayan akım halk tarafından da büyük ilgi görmüştür. Türk Yurdu dergisi kapatıldıktan sonra Türk Ocağı dergisi açılmış ve Türkçülük akımı bu dergiyle yayılmaya devam etmiştir.