Yansıtma Kuramı ve Özellikleri
Yansıtma kuramı ve özellikleri... Edebiyat kuramları... Edebiyat teorisi... Yazın kuramları... Yazın teorisi... Detaylar Butik Kitap'ta...
Yansıtma kuramı ve özellikleri
Yansıtma teorisine göre sanatsal eserde karşımıza çıkan tabiat ve insandır. Sanatçı yapıtında bize bu realiteyi tıpkı dünyaya ayna tutar gibi aktarmaktadır. Sanatı ayna gibi görmek asırlar boyunca pek çok sanat adamı tarafından ifade edilmiştir. Platon Devlet diyalogunda, Sokrates ressamın yaptığı işi anlatır iken “İstersen eline bir ayna al dört bir yana tut.” deyip, ressamın işinin dünyaya bir ayna tutmak olduğunu ifade eder. Daha sonra Leonardo da Vinci de aynayla arasındaki benzerliğe vurguda bulunmuştur. 3 tür yansıtma teorisi vardır:
- Sanat görüngü dünyasını yansıtır. (Platon/Eflatun)
- Sanat geneli veya özü yansıtır. (Aristo)
- Sanat ideal olanı yansıtır. (Plotinos)
Platon’un sanat felsefesine göre sanat adamı realiteyi olduğu gibi yansıtamaz, çünkü realite bu dünyada değildir. Aşkın/transcendent dünya görüngüler/idealar dünyasıdır ve bu dünyayı görmemiz imkansızdır. Platon sanatçının bu dünyadaki varlıkları yansıtıp ideaları yansıtmadığını söylemektedir. Bundan dolayı üçüncü dereceden bir yansıtma gerçekleştirdiğini ifade eder. Sanatçının, idealar ile değil de bu dünyadaki kopyalar ile mimesis uğraştığındanj ideal devletinden kovar. Çünkü sanat adamı insanlara realiteleri anlatmaz. Bunu da bilgiyle ahlak olmak üzere 2 bağlamda verir. Sanat adamı realiteyi/idealar dünyasını yansıtmadığı ve insanların ahlakını bozduğundan Platon’un ideal devletinden kovulmuştur.
Aristo da Platon gibi sanatın yansıtma olduğunu ifade eder fakat o bir idealar dünyasının bulunduğunu düşünmez. Ona göre idealar bu dünyada karşılaştığımız varlıklardır. Sanatçı da söz konusu varlıkları yansıtıp realiteleri/fiziki gerçekleri yansıtmış olur. Ona göre sanat olanı değil, olasılık yasalarına göre olabilir olanı yansıtmalıdır. Fakat bu dünyanın realitelerinden hiçbir biçimde uzak durmamalıdır.
Sanatın ideali yansıttığını düşünenler neo-platonisttir ama önceki 2 görüşün arasında yer alan, sanatın ne idealar dünyasını yansıtan bir vasıta olduğunu ne de bu dünyadaki varlıkları yansıttığını belirtmişlerdir. Onlara göre sanat düzeltilmiş doğayı yansıtmalıdır. Sanatçı, kendisine sunulmuş olan dünyanın eksiklerini gidermelidir ve zihnindeki ideali sanatına yansıtmalıdır.
Yansıtma teorisinde çoğu defa tercih edilen bazı terimler vardır:
- Katharsis: Aristo’ya aittir ve “arınma” demektir. Genel olarak ağlamak suretiyle meydana gelen bu durum, gülmek, bağırmak, konuşmak suretiyle de gerçekleşir.
- İdealar dünyası: Eflatun/Platon ortaya atmıştır. Varlıkların asıllarının bulunduğu başka bir dünyadır. Aşkın reel, Tanrısal alem gibi manaları vardır.
- Mimesis: Eflatun ile Aristo’nun tercih ettiği bu kavram, yansıtma/kopya/taklit vb. manalara gelir. Klasisizmi etkilemiştir.
