Ziya Gökalp Kimdir? Şiirlerinden Örnekler

Ziya Gökalp kimdir? Şiirlerinden örnekler... Milli edebiyat... Osmanlının son dönemi... Milliyetçi edebiyat... Detaylar Butik Kitap'ta...

06 Oct 2022 Genel 702

Ziya Gökalp kimdir? Şiirlerinden örnekler

Edebiyatımızın ünlü fikir adamı ve şairidir. Ziya Gökalp 1876’da Diyarbakır’da doğmuştur. Türk düşünce ve siyasetini derinden etkilemiş olan Gökalp, Türkçülük akımının en büyük temsilcisi olmuştur. Verdiği eserlerle Türk edebiyatının biçim ve içerik bakımından yenilenmesine öncülük etmiştir.

Ziya Gökalp, 1911’de Genç Kalemler dergisinde çeşitli yazılar yazmış, 1917’de de Yani Mecmua’yı çıkarmıştır. İstanbul’un İngilizler tarafından işgalinin ardından İngilizler tarafından Malta’ya sürgün edilmiştir. Tanzimat Dönemi’nden bu yana parça parça devam eden Türkçülük düşüncesini sistemleştirmiştir. Turan fikrini ortaya atarak bütün Türklerin bir bayrak altında toplanmasını hayal etmiştir. Didaktik türde şiirler, manzum destan ve masal türünde eserler kaleme almıştır. Şiirlerinin birçoğu didaktik (öğretici) özellikler taşır. Hece ölçüsünü benimseyen sanatçı, yalın bir dil kullanmıştır.

Ayrıca Ziya Gökalp Türk sosyolojisinin kurucusu olarak kabul edilmektedir.

Eserleri...

  • Şiir: Kızıl Elma, Yeni Hayat, Altın Işık
  • Mektup: Malta Mektupları
  • Makale: Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak
  • İnceleme: Türkçülüğün Esasları, Türk Medeniyeti Tarihi

Şiirlerinden örnekler...

Turan

Nabızlarımda vuran duygular ki tarihin
Birer derin sesidir, ben sahifelerde değil
Güzide, şanlı, necip ırkımın uzak ve yakın
Bütün zaferlerini kalbimin tanininde
Nabızlarımda okur, anlar, eylerim tebcil.

Sahifelerde değil, çünkü Atilla, Cengiz
Zaferle ırkımın tetviç eden bu nasiyeler, 
O tozlu çerçevelerde, o iftira amiz
Muhit içinde görünmekte kirli, şermende; 
Fakat şerefle numayan Sezar ve İskender!

Nabızlarımda evet, çünkü ilm için müphem
Kalan Oğuz Han'ı kalbim tanır tamamiyle
Damarlarımda yaşar şan-ü ihtişamiyle
Oğuz Han, işte budur gönlümü eden mülhem:

Vatan ne Türkiyedir Türklere, ne Türkistan
Vatan, büyük ve müebbet bir ülkedir: Turan

Türkçe

Uydurma söz yapmayız, 
Yapma yola sapmayız, 
Türkçeleşmiş, Türkçedir; 
Eski köke tapmayız.

Türklüğün vicdanı bir; 
Dîni bir, vatanı bir; 
Fakat hepsi ayrılır
Olmazsa lisanı bir.

Ala Geyik

Çocuktum, ufacıktım,
Top oynadım,acıktım.

Buldum yerde bir erik,
Kaptı bir Ala Geyik.

Geyik kaçtı ormana,
Bindim bir ak doğana.

Doğan, yolu şaşırdı,
Kaf Dağından aşırdı.

Attı beni bir göle; 
Gölden çıktım bir çöle,

Çölde buldum izini,
Koştum, tuttum dizini.

Geyik beni görünce,
Düştü büyük sevince.

Verdi bana bir elma,
Dedi, dinlenme, durma.

Dağdan yürü, kırdan git,
Altın Köşke çabuk yet.

Seni bekler ezeli,
Orda dünya güzeli.

Bin yıllık çile doldu! 
Bunu dedi, kayboldu.

Yedim sırlı elmayı,
Gördüm gizli dünyayı.

Gündüz oldu, geceler; 
Ak sakallı cüceler,

Korkunç devler hortladı,
Cinler, cirit oynadı.

Kesik başlar yürürdü,
Saçlarını sürürdü.

Bir de baktım, melekler,
Başlarında çiçekler.

Devlere el bağlıyor,
Gizli gizli ağlıyor.

Kılıcımı çıkardım,
Perileri kurtardım.

Kurtardığım periler,
Adım adım geriler,

Kanadını açardı,
Selam verir, kaçardı.

Az, uz gittim, dolaştım,
Altın Köşke ulaştım.

Bir kapısı açıktı,
Öteki kapanıktı.

Kapalıyı açarak,
Açığa vurdum kapak.

At önünde et vardı,
İt, ot yemez ağlardı;

Otu ata yedirdim,
Eti ite yedirdim.

Açtım bir elmas oda; 
Dev şahı uykuda

Gördüm, kestim başını,
Dedim, Ey dev nerede?

Nerede Dünya Güzeli? 
Dedi, Elinde eli!

Döndüm, baktım. Bir Kırgız
Elbiseli güzel kız.

Durmuş, bakar yanımda,
Şimşek çaktı canımda.

Güldü, dedi, Türk Beyi! 
Tanıdın mı geyiği?

Kimse, beni bu devden
Alamazdı. Ancak sen,

Kaya deldin, dağ yardın,
Geldin, beni kurtardın.

Ah o imiş anladım,
Sevincimden ağladım,

Dedim, Turan Meleği! 
Türkün yüce dileği!

Yüz milyon Türk bu anda
Seni bekler Turanda.

Haydi, çabuk varalım,
Karanlığı yaralım;

Sönük ocak canlansın,
Yoksul ülke şanlansın

İndik, iti okşadık,
At sırtına atladık.

Geçtik nice dağ, kaya,
Geldik Demirkapıya.

Kapanması, çok yıldı,
Açıl! dedim, açıldı.

Yol verince gizli yurt,
Aldı bizi Bozkurt,

Kaf Dağından geçirdi,
Türk Eline getirdi.